Sevgili 12. Sınıf öğrencileri, edebiyatsever dostlar,
İkinci Yeni şiiriyle ilgili konu anlatımımıza ders kitabını takip ederek başlayacağız. Öncelikle İkinci Yeni şiiri hakkında bilgi sahibi olalım. Aşağıdaki linklerden II. Yeni şiiriyle ilgili bilgiye ulaşabilirsiniz.
1. İkinci Yeni şairlerinden şiir örneklerine bakalım:
Aşkımız
"Hava bozdu." diyordu yüzün Kayalık burnunda koyun Yinelenmiş toprakla suyla.
Geçtik tepelerin ormanların arasından Yürüdük ardısıra insanların Yüzüyle bir kadının Bir şiirden iki satır gibi Bir çocuğun ipek gibi.
Durdun, evlerin sokakların durduğu yerde Çoğalıp hepsiyle Hepsiyle karışıp.
O zamandı aşkımız yazdı yavaş yavaş su yollarını Kabaran denizi.
Gitti geldi gökle suyla Büyüdü.
Kaldı.
O zamandı bir tarih olan yüzün geldi aldı yerini. (İLHAN BERK)
BELİRSİZLİKLER Bahçeme gelip bahçemi büyütüyor Uzanıyor gölgesine ağaçlarımın Görüyorum onu geceyle gündüzün ötesinde Kuşkum yok Pan değil bu.
Bateri çalıyor havuzun dibindeki kadın Belirsiz bir güne yaslanmış Mağaralarından geçiyor balık sürüleri Yetmiyor mu ki Düşlerine ödünç veriyor kendini üstelik.
Bir tabak buzlu çileği şiire yerleştiriyorum bense Gizli kalmasın diye belirsizlik. (EDİP CANSEVER)
SENFONİ
Önce sesin gelir aklıma
Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm
Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli
Sonra cumartesi günleri gelir
Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum
Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.
Kırk kere söyledim bir daha söylerim
Savaşta ve barışta, karada ve denizde,
Düşkünlükte ve esenlikte
Zamanımız apayrı bize göre
Yanyana olduk mu elele
Aç kalsak ağlamayız biliyorum.
İçim güvercinleri okşamış gibi rahat
Sen yanımdayken ister istemez
Geniş meydanlarda akşam üstleri
Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.
Sen yanımdayken ister istemez
Uzak ırmakları hatırlıyorum.
Arasıra düşmüyor değil aklıma
Yabancı kadınların sıcaklığı
Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım
Yanında ihtiyarlamak istiyorum...
(TURGUT UYAR)
Resim
Bir savaş: Otlukbeli Bir mavi: Spartaküs Bir soru: niçin Spartaküs Bir kuş: nereye gidiyon kuşu Bir çiçek: bilmem ki çiçeği Bir su: şüpheli
Bir belge: noterlerinden Elbet başkent noterlerinden Bir şair: Ahmed Arif Toplar dağların rüzgarlarını Dağıtır çocuklara erken Bir çocuk: ince burunlu
Ey ince burunlu Güneyli çocuk Ne soracaksan işte sor Bir çalgı: fayton Bir içki: rakı hayır votka Bir tabanca: tabii dolu Bir haber: ölümüm yakın
Bir imza: okunmuyor (CEMAL SÜREYA)
3. 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan akımlara baktığımızda fütürizm, dadaizm, sürrealizm, egzistansiyalizm(varoluşçuluk), kübizm karşımıza çıkıyor. Bu akımların özelliklerini ve temsilcilerini araştırabilirsiniz. LYS'ye girecek arkadaşlar, bu akımların özelliklerini mutlaka öğrenmeli. 20. yüzyılın başlarında çıkan bütün bu akımlar, savaşların (I. ve II. Dünya Savaşı) doğurduğu bunalımın, yoksulluğun ve siyasi baskıların sonucunda ortaya çıkmışlardır. 4. Tercümeler, farkı kültürleri tanımamızı, kültürün yeni açılımlar kazanmasını sağlar. Yabancı dil bilen sanatçı ve aydınların eserleri asıllarından okumaları o dildeki dil ve anlatım özelliklerini görmelerini, yazarın anlatmak istediklerini daha iyi anlamalarını sağlar.
III
Binlerce, ama binlerce yıldır yaşıyorum Bunu göklerden anlıyorum, kendimden anlıyorum biraz İnsan, insan, insandan; ne iyi ne de kötü Kolumu sallıyorum yürürken, kötüysem yüzümü buruşturuyorum Çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum Öldüklerimi sayıyorum, yeniden doğduklarımı Anlıyorum, ama yepyeni anlıyorum bıktığımı Evlerde, köşebaşlarında değişmek diyorlar buna Değişmek Biri mi öldü, biri mi sevindi, değişmek koyuyorlar adını Bana kızıyorlar sonra, anısızın bana Kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma Oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan Ve geçilmiyor ki benim Duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan.
Bilmezler, kızmıyorum, bunu onlardan anlıyorum biraz Erimek, bir olmak ve unutulmak içindeki onlardan Ya da bir başkaca şey: ben kendimi ayırıyorum O yapayalnız olmaktaki kendimi Böyleyken akıp gidiyorum bir nehir gerçeği gibi Sanki ben upuzun bir hikâye En okunmadık yerlerimle Yok artık sıkılıyorum. (EDİP CANSEVER)
1. Umutsuzlar Parkı adlı şiirde ahenk birbirine benzeyen sesler ile tekrarlanan sözcüklerle sağlanmıştır.
2. Şiirde belirli bir ölçü söz konusu değildir. Şiir, serbest nazımdan faydalanılarak yazılmıştır. Şiirdeki ses akışı ve ritmi sağlayan en önemli unsur vurgu ve tonlamadır.
3. Bir Gün İcadiye'de başlıklı şiirin ritmi hece ölüsüyle sağlanmıştır. Şiirdeki aliterasyon ve asonanslar ile kafiye ve redifler şiirin ahengini sağlamış, imgelerin kullanıldığı dil ise şiir dilini oluşturmuştur. Bu yönleriyle Umutsuzlar Parkı şiirinden farklılık göstermektedir. Geleneksel cümle yapısı ve kelime grupları bakımından Umutsuzlar Parkı başlıklı şiirde günlük konuşma dilinin yapısı bilinçli olarak bozulmuştur. Bu, İkinci Yeni akımının şiirde anlamı dışlamasından ve somuttan çok soyutu anlatmalardan kaynaklanan bir durumdur.
4. "İnsan, insan, insandan; ne iyi ne de kötü", "Oysa ben düz insan, bazı insan, karanlık insan.", "Sanki ben upuzun bir hikâye." Şiirdeki bu eksiltili ifadeler günlük dil kalıplarını kırarak şiirin çağrışım gücünü arttırmaktadır.
1. GRUP: Şeyh Galip'in Tard-u Rekb şiiri Umutsuzlar Parkı şiirinde olduğu gibi yoğun bir imge ve mecazlarla dolu söz sanatlarına sahiptir. Bu durum yani şiirin imge ve mecaz yönünün kuvvetli olması onun çağrışım gücünü de aynı oranda arttırır.
2. GRUP: Ahmet Haşim'in Mehtabda Leylekler başlıklı şiiri de imge ve söz sanatları bakımından yoğundur. Bu da tıpkı Tard u Rekb ve Umutsuzlar Parkı şiirlerinde olduğu gibi şiirin çağrışım gücünü yükseltir.
6. Umutsuzlar Parkı adlı şiirde ifade edilenler herkesin duyup düşünebileceği şeyler değildir. Bu durum şairin bireysel duruş ve düşünüşünü yine bireysel bir dil ve anlatımla ifade ettiğini gösterir.
7. Her iki şairin dizelerinde de anlaşılmamak ifadesi vardır. Şiirdeki diğer uzak çağrışımlara örnek olarak verilebilecek "Çok eski bir yerimdeyim, çürüyen bir yerimden geliyorum., Kimi ellerini sürüyor, kimi gözlerini kapıyor yaşadıklarıma., Oysa ben düz insan, bazı insan karanlık insan/ Ve geçilmiyor ki benim / Duvarlar, evler, sokaklar gibi yapılmışlığımdan." ifadeleri şiirin anlam ve çağrımının arttırılması amacıyla yapılmıştır.
8. Şiir iki birimden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu birimler belirli bir tema etrafında birleşerek ses ve anlam bakımından kaynaşmışlardır.
9. Şiirin teması "yalnızlık"tır. Bu tema bireysel bir duyuş ve düşünüşün ifadesi olarak kendisinden önceki edebiyat geleneklerinde de işlenmiştir.
10. Şiirin teması insana özgü bir geçekliği ifade etmektedir.
11. Verilen ifadeler şairin bunalımlı ruh hâlinin göstergeleridir. Bu ruh hâli şiirin anlaşılmaz, kapalı ve kilitli diline yansımaktadır. (turkedebiyat.org)Bu sebeple İkinci Yeni şiirindeki temaların "bunalım" üzerine kurulduğu rahatlıkla söylenebilir.
12. Şiir hakkındaki duygu ve düşüncelerinizi ifade ediniz. (turkedebiyat.org)
13. Umutsuzlar Parkı adlı şiir İkinci Yeni akımı özelliklerini taşıyan bir şiirdir. Bu akımın temsilcileri İlhan Berk, Cemal Süreya, Sezai Karakoç, Edip Cansever, Ece Ayhan, Turgut Uyar ve Oktay Rıfat'tır.
14. Umutsuzlar Parkı şiirindeki yalnızlık ve bunalım, kullanılan anlaşılmaz, kapalı dil, içsel ve bireysel şiir anlayışı 20. yüzyılda ortaya çıkan düşünce ve edebiyat akımlarıyla bağlantılıdır. (Özellikler sürrealizm, dadaizm akımları.)
16. Umutsuzluklar Parkı şiiri işlediği tema, dil ve anlatım özellikleriyle II. Yeni şiirinin özelliklerini yansıtmaktadır.
1. Kurtarmak Bütün Kaygıları adlı şiirde ahenk benzer ses ve sözcük tekrarlarıyla sağlanmıştır. 2. Şiirdeki cümle ve kelime gruplarının dikkat çekici yönü, cümle yapısı ve kelime grubu dizilişi bakımından günlük dilden farkı ve bozuk olmasıdır. 3. Kurtarmak Bütün Kaygıları adlı şiirdeki imge örnekleri: • Sularsa akmak birgün birgün birgün • Ey yorgun atlar, ey geri dönenler, sayı bilmeyen çocuklar • Çiçek açmak birgün • Otları büyümek birgün • Birgün köyler kentler yıkanık damlar geri dönmek birgün • Birgün yeni dönmek... (turkedebiyat.org) Şiirdeki söz sanatlarına bakalım: Teşbih (Benzetme): - Küskün keşişlerden olmamak birgün
Tekrir (Yineleme): - Sularsa akmak bir gün bir gün birgün - Bir gün dağlara çıkmak birer birer çıkmak çıkmak
Nida (Seslenme): - Ey yorgun atlar, ey geri dönenler, sayı bilmeyen çocuklar.
Kurtarmak Bütün Kaygıları adlı şiir imge bakımından çok zengin olmasına rağmen söz sanatları bakımından zayıftır.
1. GRUP: Aşık Veysel'in şiiri son derece sade bir dille söylenmiştir. Şiirde açık bir anlatım vardır. Şiirde dil ve anlatım bakımından bireysellikten uzaktır; çünkü halkın konuştuğu dil kullanılmıştır. 2. GRUP: Kurtarmak Bütün Kaygıları şiiri ise son derece kapalı ve hatta kilitli bir anlatıma sahiptir. (turkedebiyat.org) Bunda İkinci Yenicilerin elit tabakaya hitap ederek halka sırt çevirmeleri de etkilidir. Bu sebeple şiir bireysel duygu ve düşünüşün bir yansımasıdır.
4. Şiirdeki uzak çağrışım taşıyan dizelerden örnekler: • Sularsa akmak birgün birgün birgün • Birgün köyler kentle yıkanık damlar geri dönmek birgün • Bitkin bir gül bulmak ve geri dönenler birgün • Birgün olmak, küskün keşişlerden olmamak birgün... Şiirdeki bu uzak çağrışımlar, şiirin anlamının genişlemesini sağlamaktadır.
5. Şiir üç birimden oluşan bir yapıya sahiptir. Bu birimler şiirin teması etrafında birleştirilmişlerdir. 6. Şiirin teması "yalnızlık ve onun getirdiği sıkıntı"dır. Bu tema daha önceki edebiyat gelenekleri içinde de kullanılmıştır. 7. Şiirdeki tema bunalım kavramı ile paralellik göstermektedir. O dönem şairlerini etkileyen ve dünyanın neredeyse geneline hâkim olan bu etki savaşların getirdiği tedirginlik, toplumsal yoksulluk ve siyasi baskılarla ilişkilidir. 8. Şiir bir okur olarak sizde ne gibi çağrışımlar uyandırıyor? İfade ediniz. 9. Kurtarmak Bütün Kaygıları şiiri İkinci Yeni şiir akımın klasik özelliklerini taşıyan bir şiir olarak Türk şiir geleneği içine dahil olmuştur. 11. Şiir, Turgut Uyar'ın şiir anlayışını yansıtmaktadır. Günlük konuşma dilinden uzak, bozulmuş dili, kapalı, kilitli anlatımıyla da 2. Yeni anlayışını yansıtmaktadır.