REKLAM

9. sınıf Türk dili ve edebiyatı dersi 1. dönem 2. yazılı soruları (test şeklinde)

 

9. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ 1. DÖNEM 2. YAZILI SORULARI

 

1.  Hikâye türüyle ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisin­de yanlışlık yapılmıştır?

A) Hikâye metinlerinde olay ve anlatıcı vazgeçilmez öğelerdir.

B) Hikâyelerin anlatıcısı kurmaca bir kişidir.

C) Hikâyelerde olayın ortaya çıkması için kişilere, mekâna ve zamana ihtiyaç vardır.

D) Hikâyelerde olayın ortaya çıkması için kişilerin kar­şılaşması veya çatışması gerekir.

E) Üslup bir hikâyenin en temel yapı öğesidir.

 

2. Olay hikâyelerinin Türk edebiyatındaki temsilcileri arasında;

I. Sait Faik Abasıyanık,

II. Hüseyin Rahmi Gürpınar,

III. Reşat Nuri Güntekin,

IV. Ömer Seyfettin,

V. Refik Halit Karay

isimlerinden hangisi gösterilemez?

A)    I    B) II     C) III     D) IV     E) V

 

3. İğde kokusuna tutunmuş gidiyordum. Hazirana yakın, mayısın bilmem kaçı? İğde nerede? Otoların geçtiği köprü ile yayaların yürüdüğü üst geçit arasında. Ora­yı ağaçlandırmışlar. Çitlembik, mazı, erguvan, akasya, hatmi ve tanımadığım bir sürü ağaç... Yahu gözünü sevdiğimin iğdesi, sen oraya nasıl geldin? Bir kuşun gagasında mı yoksa bir yandan yürüyüp öte yanda iğde yiyen, çekirdeklerini sağa sola atan, elleri cebinde, başı havalarda bir bozkır çocuğunun eseri misin?

Bir hikâyeden alınmış bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.

B) Betimlemelere yer verilmiştir.

C) Doğanın tahrip edilmesinden duyulan bir rahatsızlık sezdirilmiştir.

D) Anlatıcı kurmaca bir kişidir.

E) Zaman unsuruna yer verilmiştir.

 

4. Hikaye olay, yer, kişi ve zaman unsurlarından oluşur.

Aşağıdaki hikâye metinlerinin hangisinde bu dört unsurun tümü örneklenmiştir?

A Saatler çok ağır geçiyordu. Gece yarısından sonra çocukların hiçbirinde hâl kalmamıştı. Yalnız çocuklar değil; bütün ustalar, işçiler herkes ama herkes müthiş bir yorgunluk ve ter içindeydi.

B) Sancho sessizce çömeldi. Sol arka ayağı ile boynunu kaşımaya başladı. Sonra Hülya’nın annesi ile babasına uzun uzun baktı. Vakit öğle olduğu halde, eve hüzünlü bir loşluk çökmüştü.

 C) Düdük öttü. İleride, tren şefine selam duran istasyon memuru, lokomotifin salıverdiği su buharları içinde büsbütün hayalleşti. Tren ağır ağır yürüdü. Çamlar, geriye doğru kaydı.

D) Henüz sabahın erken vakitleri... Derken, kıpkırmızı bir ateş yuvarlağı halinde güneş, karşı dağların ardından çıktı. Ekin saplarından, destelerden usul usul, incecik, belli belirsiz bir buğu yükseliyor.

E) Atın üstünde Osman’ın bacakları ağrıdı. Tutmaz oldu. Neredeyse düşecek. Osman atı sürmüyor, at kendisi ilerliyor. Bir ses... Gözlerini açtı, kendisine yaklaşan adamları gördü. Donakaldı.

 

5.  (I) Konusu yaşamın kendisidir; daha doğrusu yaşanmış ya da yaşanması olağan durumları, olayları gerçeğe uygun bir biçimde anlatma sanatıdır. (II) Eserlerde olay ve durum, kişiler, yer ve zaman, bir örgü içinde bütünleşir ve eserin yapısını oluşturur. (III) Olaylar, kişiler ve zaman geniş bir plan içinde gerçekleşir, insan, geçmişi, geleceği ve çev­resiyle ele alınır. (IV) Kişiler, günlük konuşma dilinin tüm canlılığı ile konuşturulur, anlatım, günlük söyleyişte görülen deyim ve sözcüklerle zenginleştirilmiştir. (V) Edebiyatın en uzun soluklu ve en eski türüdür.

Numaralı cümlelerde verilen bilgilerden hangileri hikâye türü ile bağdaşmaz?

A)  I. ve II.     B) II. ve III. C) III. ve IV.

D) II. ve IV.   E) III. ve V.

 

6. Rönesanstan (16. yüzyıl) sonra Giovanni Boccacio (Bokasyo). “Decameron (Dekameron) Öyküleri” (I)  adlı eseriyle öykü türünün ilk örneğini vermiş ve çağdaş öykücülüğün başlatıcısı olmuştur. Öykü türü edebiyatımıza Tanzimat’la (II) birlikte girmiştir. Emin Nihat’ın “Müsameretname” adlı eseri edebiyatımızın ilk hikâye örneklerindendir. Bunlan Ahmet Mithat Efendi’nin “Letaif-i Rivâvet” ve “Kıssadan Hisse (III)  adlı eserleri izler. Batılı anlamda ilk hikâye örneklerini ise “Küçük Şeyler” adlı eseriyle Tanzimat'ın ikinci kuşak sanatçısı Şemsettin Sami (IV) ortaya koymuştur. Türk öyküsü, Milli Edebiyat Dönemi'nde Ömer Seyfettin'le (V)asıl çıkışını yapmış, bu tür Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık, Tarık Buğra, Sabahattin Ali, Haldun Taner gibi yazarlarla iyice gelişmiştir.

Hikâye türünün gelişimiyle ilgili olarak numaralı yerlerin hangisinde bir bilgi yanlışı söz konusudur?

A) I.    B) II.   C) III. D) IV. E)V.

 

7.  Aşağıdakilerden hangisi olay hikâyesinin özellikleri arasında yer almaz?

A)Bu tarz hikâyelere “klasik vak’a hikâyesi” de denir.

B)Bu tür hikâyelerde olaylar zinciri; kişi, zaman, yer öğe­sine bağlıdır.

C)Olaylar serim, düğüm, çözüm sırasına uygun olarak anlatılır.

D)Bu tür hikâyelerde merak öğesi ikinci plandadır.

E)Kişilerin portreleri ve çevre betimlemelerinden yararla­nılır.

 

8. Ruhumu bir çarmıha kendi elimle gerdim

Bir nebi ıstırabı kanıyor her yerimde

Yukarıdaki dizelerde,

I.   Yakıyor gözlerimde

II.   Aldığım her nefesi

III.   Ölüm siyah bir tütsü

IV.   Son nefes gibi verdim

bu parçalar kullanılarak sarmal uyak düzeni oluşturulmak istense son iki dizenin sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olur?

A) III - I / IV - II                 B) II - IV / III - I

C) IV - II / I - III                 D) III - I / II - IV

E) I - III / IV - II

 

9.  “Altın buğdayı tarlalarımızın,

Seni bağrımızdan eker, biçeriz;

Acılar kardeşin, gözyaşı kızın,

...”

Ölçü, uyak, konu ve dil gibi özellikler de göz önünde tutulursa, dörtlüğün son dizesi aşağıdakilerden hangisi olur?

A)    Birleşirse doğacak uygarlığımız.

B)    Durmadan akan yaşı sileriz.

C)    Bir kazma ile bir kürek, bir de çapamız.

D)    Zengin parıltınla dolar gecemiz.

E)    Türkçeden güzeli yok budur hecemiz.

 

10. Hangisi Halk edebiyatına ait nazım şekillerinden biridir?

A) Gazel       B) Rubai       C) Mersiye       D) Varsağı       E)Mesnevi

 

11. Dedim inci nedir dedi dişimdir

Dedim kalem nedir dedi kaşımdır

Bu dizelerde aşağıdakilerden hangisi vardır?

A) Yarım uyak  B) Cinaslı uyak

C)    Zengin uyak  D) Tam uyak   E)  Seci

 

12. (I) Terzarima, İtalyan şiirinden bütün Avrupa’ya geçmiş bir nazım biçimidir.(ll) Türk edebiyatında ilk defa ve en çok Tanzimat döneminde kullanıl­mıştır. (III) Üçer dizelik bentler halinde yazılır, en sonda tek bir bağımsız dize vardır. (IV) Uyak ör­güsü aba - bcb - cdc - d biçiminde gider.(V) Dante’nin "İlahi Komedya"sı bu nazım biçiminin en güzel örneğidir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangi­sinde bir bilgi yanlışı vardır?

A)     I. B) II. C) III.   D) IV. E) V.

 

13. Bir olayı, durumu ya da kişiyi yeren koşma türü­dür. Divan edebiyatında "hicviye", Batı edebiya­tında "satir", yeni edebiyatımızda "yergi" adını al­maktadır.

Bu parçada sözü edilen Halk edebiyatın ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

A)   Koçaklama  B) Güzelleme

C)    Taşlama  D) Destan   E) Ağıt

 

1. Hece ölçüsüyle yazılmış bir şiirde her dizede eşit sayıda heceden sonra soluklanmak amacıyla durulan yere             denir.

Bu cümlede boş bırakılan yere, aşağıdakiler- den hangisi getirilmelidir?

A) ulama  B) imale         C) zihaf

D) durak         E)uyak

 

14. Aşağıdaki dizelerin hangisinde yarım uyak kullanılmıştır?

A)    Rüzgârların ıslığı en yakın yoldaşları

Yıllarca dövünerek içi yenmiş taşları

B)    Bazen yırtık yelkenli bir sandala çarparak

Bazen ufkun kıpkızıl şarabına taparak

C)    Dağlardan,ormanlardan sana akacak mıyım

Ey deniz,söyle bir gün sana bakacak mıyım

D)    Eğilmiş arza, konar, muttasıl konar güller

Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller

E)     Saç tel tel,örtüler hep tül tül düşer

Gözünün değdiği yere gül düşer

 

 

15. Aşağıdaki dizelerden hangisi tümüyle halk ürünlerinin adlarıdır?

A) Mani -gazel- şarkı - koşma - semai

B) Semai - tuyuğ -destan- varsağı - semai

C) Koşma - türkü - mani -kaside- şarkı

D) Destan - semai - ağıt -devriye- ninni

E) Gazel- mani - koşma - semai - destan

 

16. Aşağıdaki dizelerin hangisinde altı çizili sözcüğün kökü, sözcük türü bakımından diğerlerinden farklıdır?

A) Bunca olur aşka doğru bu sonsuz uyum.

B) Demek eski zamanlarda yücelmek buydu.

C) Kim gördü derince bu sevgiyi, kim duydu.

D) Bir tek sana açık gönül sarayım şimdi.

E) Yüzünde güzelliği eskimeyen bir güzel vardı.

 

17. Yoksa iki (I)ayrı nehirde yüzmemiz, karşılaşabileceğimiz binlerce (II)tehlikeden, şelâlelerden, anaforlardan, (III)kayalardan, canavarlardan, (IV)parçalarımızdan hiç olmazsa (V)birini kurtarma isteği mi?

Yukarıdaki cümlede numaralanmış sözcüklerden hangisi yapı bakımından diğerlerinden farklıdır?

A) I.   B) II.   C) III.   D) IV.   E) V.

 

18.  (I)Rahatça uyanışı kalmadı uykuların

Herkes bir (II)rüyayı farklı (III)yorumlar

(IV)Gözlerinden bağlanılır (V)sevgiliye daima

Yukarıdaki dizelerde numaralanmış sözcüklerden hangi ikisi hem yapım, hem çekim eki almıştır?

A) I. ve II.   B) III. ve V.   C) II. ve III.   D) IV. ve V.   E) I. ve III.

 

19. I. Sevginle tutuşup yanmış bir (I)korum

II. Bu ince bir duygu, ince bir (II)yorum

III. Her nereye (III)gitsem inan sevdiğim

IV. Seven bir güzelin (IV)özlem nesine

Numaralanmış dizelerin hangi ikisinde altı çizili sözcüğün aldığı -m(-um) eki, yapım ekidir?

A) I. ve II.   B) II. ve III.   C) III. ve IV.   D) I. ve IV.   E) II. ve IV.

 

20. Hep nazik, hep hoşgörülü, hep (I)insancıl, yayayı da, kamyon şoförünü de, (II)dolmuşçuyu da bir (III)saygı içinde efendice, (IV)sevimli jestlerle bekletirken bile (V)bakışıyla özür dileyen bir insanlık anıtı gibiydi.

Yukarıdaki cümlede numaralanmış sözcüklerden hangi ikisi birden çok yapım eki almıştır?

A)    II. ve IV.   B) II. ve III.   C) III. ve IV.   D) III. ve V.   E) IV. ve V.

 

21. (I) Ahmet Vefik Paşa, 3 Temmuz 1823'de İstanbul'da doğdu. (II) 1837'de, Tercüme Odası'nda çalışmaya başladı. (III) 1878'de sadrazam oldu. (IV) 1882'de ikinci kez sadrazam oldu. (V) 2 Nisan 1891'de öldü.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde yazım yanlışı vardır?

A) I.

B) II.

C) III.

D) IV.

E) V.

 

22. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "de" nin kullanımıyla ilgili bir yazım yanlışı yoktur?

A) Sizin yerinizde hiçbir zaman doldurulamaz, demişti bana.

B) Bu dergi de genç sanatçılara sayfalarını açtı.

C) Sırtım da bir ağrı var ki sorma.

D) Sobalarda yakında kurulur artık.

E) Evimizde çarşıya çok yakındı.

 

23.  Bir paragrafı anlayarak okumak, bir matematik problemini çözmeye benzer Bir problemi çözmek için onu oluşturan öğeleri değerlerine göre kullanmak, aralarındaki bağlantıyı doğru kurmak bir zorunluluktur. Bunun gibi bir paragrafı anlamak için de onu oluşturan sözcüklerin anlamını doğru algılamak, birbirleriyle bağlantılarım bulmak gerekir. Ayrıca, yansıttıkları düşünceyi ve düşünsel düzeni görmek de bir gerekliliktir.

Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A)   Düşünceler sözcükler aracılığıyla dile getirilir.

B)   Okunanların anlaşılmasında sözcüklerin yeri ve bunlar arasındaki ilişki önemlidir.

C)  Matematik problemlerinin çözümünde temel olan, okuduğunu anlamadır.

D)  Duygu ve düşüncelerin eksiksizce anlatımı, bunlara uygun sözcükler bulmayı ge­rektirir.

E)  Her alanın, kendine özgü anlamlar içeren sözcükleri ve kuralları vardır.

 

24. Şair demiş ya “Türkülerimiz ana sütü gibi saf, ana sütü kadar temiz.” Ne kadar doğru bir söz. Sanırım Türkçe bilip de bir türkünün tınısında kaybolmayacak insan yok­tur. Yok, bununla da yetinmiyorum; Türkçe bilmese de insan o life da türkülerde insana ait bir duygu bulmayacak kişi yoktur. Her türkünün insanda oluşturduğu ne ince ince duygular vardır: Yüksek Yüksek Tepeler, aile­sinden ayrılan bir kızın hüznünü; Gesi Bağları, sevgilisini kaybetmiş birinin kahroluşunu; Hekimoğlu, yedi nesline yetecek kadar nam yapan bir yiğidi ne de güzel anlatmış!

Bu parçada aşağıdaki düşünceyi geliştirme yolları­nın hangilerinden yararlanılmıştır?

A) Karşılaştırma-örnekleme

B) Tanımlama-tanık gösterme

C) Benzetme-kişileştirme

D) Örnekleme-tanık gösterme

E)  tanımlama-karşılaştırma

 

25. Edebiyat kültürünün ve edebiyat zevkinin en şaşmaz ölçütü, "edebiyatsızlık" tır. "Edebiyat" tan kaçınmak, "edebiyat" yapmamak; çıplak sözün sırrına ermiş bulunmak. İşte gerçek edebiyatın ana koşulu.

Yazarın gerçek edebiyatın ana koşulu saydığı özellik, aşağıdakilerden hangisiyle adlandırılabilir?

A)    bütünlük

B)    açıklık

C)    etkililik

D)    akıcılık

E)     yalınlık

 

 

 

 

 

 

Joomla SEF URLs by Artio