REKLAM

10. sınıf Türk dili ve edebiyatı ders kitabı

1. ÜNİTE SONU ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME SORULARI

1.            Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri doğru şekilde doldurunuz.

•            Dede Korkut Hikâyeleri OĞUZ Türklerine ait 12 hikâyeden oluşur.

•            16. asırda yazıya geçirildiği öne sürülen Dede Korkut Kitabı'nın dünyada bilinen iki nüshası

vardır. Yazmalardan biri Almanya'da. DRESDEN.. , diğeri ise İtalya'da..VATİKAN.. kütüphane-

sindedir.

•           MESNEVİ bir edebiyat terimi olarak aynı vezinde ve her beyti diğer beyitlerden bağımsız

olarak kendi arasında kafiyeli bir nazım biçiminin adıdır.

•            Ferhat ile Şirin, Kelile ve Dimne adlı hikâyeler İRAN-HİNT kaynaklı hikâyelerdir.

•            Türk edebiyatında öykü alanındaki ilk yerli ürünler, Ahmet Mithat'ın 1870'te basılan

LETAİF-İ RİVAYAT  ve KISSADAN HİSSE adlı öykü kitaplarıdır.

•            "Uzun bir aradan sonra bir dağ köyüne öğretmen olarak atanmıştı." cümlesindeki fiil, özne-

yüklem ilişkisi bakımından EDİLGEN bir fiildir.

•            "Yaptığı çalışmaların karşılığını alacağını biliyordu." cümlesindeki fiil, nesne-yüklem ilişkisi bakı­

mından GEÇİŞLİ bir fiildir.

•            "Şehit olursam bunu üzerime örtün! Vatan al bayrağın dalgalandığı yer değil midir?" cüm­

lesindeki "şehit ol-" kelime grubu yapısına göre BİRLEŞİK fiil, "örtün" kelimesi ise

BASİT  fiildir.

2. Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise "D", yanlış ise "Y" yazınız.

• "Tanzimat'la edebiyatımıza giren "hikâye", zamanla Batılı anlamda olgunluğa ulaş­mıştır." Cümlesindeki altı çizili fiil özne-yüklem ilişkisi bakımından edilgen çatılıdır.

 D

• Halk Hikâyeleri, gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir içeriği olan, kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılan öykülerdir. Genellikle sevgi ve kahramanlık konularını işler.

 D

• Millî Edebiyat sanatçıları, hikâyelerde genellikle bireysel temaları işlemişlerdir.

 Y

• Yunus Emre'nin en önemli iki eseri "Yunus Emre Divanı" ve "Risaletü'n-Nushiyye"dir.

 D

• Dede Korkut Hikâyeleri İslamiyet sonrası dönemde gelişen kahramanlık olaylarını konu alır.

 D

3.            Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

• Hikâye geleneğimizin geçmişten günümüze gelişimini değerlendiriniz.

Batılı anlamda ilk hikayeler Tanzimat Dönemi'nde yazılmıştır. Tanzimat'tan önce hikâye türünü karşılayan türler, Divan edebiyatında mesnevi, halk edebiyatında Dede Korkut Hikayeleri, halk hikayeleri, masallar ve efsanelerdir.  İslamiyet öncesi destanlarda da öyküleyici anlatım kullanılmıştır.

Tanzimat hikayelerinde geleneksel hikaye anlayışımızın etkisi devam etmiştir. Olayın akışına yazar müdahale etmiş, kişiliğini gizlememiştir. Tanzimat hikayeleri romantizmin etkisinde yazılmıştır. Toplumsal konular işlenmiştir. Servet-i Fünun hikayelerinde bireysel konular işlenmiştir. Hikayelerde realizmin etkisi görülür. Bu dönem hikayelerinde dil ağırdır.

Hikayede sadeleşme Milli Edebiyat Dönemi'nde başlamıştır. Milli edebiyat dönemi hikayelerinde Anadolu'ya yönelme görülür ve sanat toplum içindir anlayışı vardır. Milli Edebiyat Dönemi'nde olay hikayeleri yazılmıştır.

• Hikâye anlatımlarımız içinde en sade ve akıcı anlatımla ön plana çıkan dönem hangisidir? Ne­den?

Milli Edebiyat Dönemi, bu dönemde sadeleşmeye önem verilmiştir ve olay hikayeleri yazılmıştır. Cumhuriyet Dönemi hikayelerinde de sade bir dil kullanılmıştır.

4.      Aşağıdaki atasözlerinin hangisinde zarf kullanılmamıştır?

A)                 Herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını beğenmiş.

B)                 Sabah sürçen, geceye dek sürçer.

C)                 Yazın başı pişenin, kışın aşı pişer.

D)                Dostun attığı taş baş yarmaz.

E)                 Uysal atın çiftesi pek olur.

CEVAP: D

A şıkkında yine kelimesi durum zarfıdır.

B şıkkında "sabah", "geceye dek" zaman zarflarıdır.

D  şıkkında "yazın, kışın" kelimeleri zaman zarfıdır.

E şıkkında "pek" miktar zarfıdır.

 

5.     Aşağıdaki cümlelerin hangisinde fiile getirilen (-il, -ıl) eki yüklemin çatısını diğerlerinden fark­lı yapmıştır?

A)                Odalara halı yerine güzelliğini artırmak için kilim serildi.

B)                 Yaşadığı rahatsızlıktan dolayı birdenbire kapının önüne yığıldı.

C)                Evdeki bütün saksılar güneş alması için sıra sıra dizildi.

D)                Başarılı öğrencilere yaptığı çalışmalardan dolayı ödül verildi.

E)                 Hazırlanan projeler jüri üyelerinin önünde sergilendi.

 

CEVAP: B

Diğer şıklarda fiil edilgen çatılı, B şıkkında dönüşlüdür.

 

6.      Aşağıdakilerden hangisi halk hikâyelerinin özelliklerinden değildir?

A)                Aşk, sevgi ve kahramanlık gibi konular işlenir.

B)                 Ortaya çıktıkları dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerini yansıtır.

C)                Olaylar halkın anlayacağı, sade bir dille anlatılır.

D)                Âşıklar, olayları saz çalarak taklitler yaparak anlatırlar.

E)                 Kişiler ve olaylar gerçek dışıdır; olağanüstülükler oldukça fazladır.

CEVAP: E

Halk hikayelerinde kişiler gerçek hayattaki kişilere benzer. Olağanüstülükler fazla değildir.

 

7. I) Risâletü'n-Nushiyye, belli bir plana göre yazılmakla birlikte, eserin üslûbu, Yûnus'un İlâhîlerine göre daha az şiiriyet ve lirizm taşır. II) Bu mesnevide ahenkten ve âşıkâne bir üsluptan söz etmek müm­kün değildir. Fakat eserde sembolizm mükemmeldir. III) Buradaki kavramlar soyut olup genellikle teşhis (kişileştirme) sanatıyla işlenmiştir. IV) Lirik bir öykü olan Risaletü'n-Nushiyye, insanın bireysel duygula­rını anlatmaktadır. V) Yunus, bu mana yolculuğunu anlatırken devrin sosyal ve kültürel değerleriyle, ne­fisle mücadele, aşk ve muhabbet, kanaat, ıstırap gibi hâllerin evrensel kavramlarını kaynaştırıp kısmen sembolik bir mesnevi kaleme almıştır.

Yukarıdaki metinde numaralanmış cümlelerden hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

 A)                I

B)                 II

C)                III

D)                IV

E)                 V

 

CEVAP: B

Risaletü'n Nushiye, mesnevi nazım şekliyle ve aruz ölçüsüyle  yazılmıştır. Eserde ahenk unsurları vardır.

 

8.      Aşağıdakilerden hangisi Dede Korkut Hikâyelerinde yer almaz?

A)                 Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Hikâyesi

B)                 Kanlı Koca Oğlu Kanturalı Hikâyesi

C)                 Kazılık Koca Oğlu Yegenek Hikâyesi

D)                Dirse Han Oğlu Boğaç Han Hikâyesi

E)                 Hikâyet-i Kerem Han

 

9. Kar yağar, çığ düşer yollar açılmaz.

Seller iner derelerden geçilmez

Senet yoktur ömre vade biçilmez

Geleceksen bir gün önce gelsene.

A. Karakoç

Yukardaki dörtlükte altı çizili fiil için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)                Türemiş bir fiildir

B)                Zaman eki almıştır.

C)                Fiil kökünden türemiştir.

D)                Etken çatılıdır.

E)                İşi yapan belli değildir.

 

CEVAP: E

Bu dizelerde yer alan "geçilmez" fiili edilgen bir fiildir.

 

10.   "Çalışmalardan haberi olunca / hararetli bir şekilde / tartıştılar.” cümlesindeki altı çizili sözlerin türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

A)                Zaman zarfi, durum (hâl) zarfı, işteş fiil

B)                Durum (hâl) zarfi, zaman zarfi, etken fiil

C)                Durum (hâl) zarfi, durum (hâl) zarfi, edilgen fiil

D)                Azlık-çokluk (miktar) zarfi, zaman zarfi, geçişli fiil

E)                Zaman zarfi, yer-yön zarfi, oldurgan fiil

 

CEVAP: A

 

11.          Aşağıdakilerden hangisi Ömer Seyfettin hikâyelerinin özelliklerindendir?

A)                Dili sade, anlatımı akıcıdır.

B)                Durum hikâyesi niteliği taşır.

C)                Bireysel temalar yoğundur.

D)                Batı hayranlığı vardır.

E)                Gerçek dışı unsurlar görülür.

 

CEVAP: A

 

12.          Aşağıdaki yazarlardan hangisi Millî Edebiyat Dönemi yazarlarından değildir?

A)                Ömer Seyfettin

B)                Refik Halit Karay

C)                Namık Kemal

D)                Yakup Kadri Karaosmanoğlu

E)                Halide Edip Adıvar

 

CEVAP: C

Namık Kemal, Tanzimat Dönemi şairi, roman ve tiyatro yazarıdır.

 

13.   I. Mesnevi bir edebiyat terimi olarak aynı vezinde ve her beyti diğer beyitlerden bağımsız olarak kendi arasında kafiyeli bir nazım biçiminin adıdır.

II.               Öğretici yönü ağır basan dinî, tasavvufî, ahlakî eserler ve manzum sözlükler yazılmıştır.

III.              Aynı şair tarafindan yazılmış beş mesneviye hamse denir.

IV.              Mesnevinin bölümleri yoktur, bir bütün hâlindedir.

V.              İlk dönem Türkçe mesnevilerde her şairin uyduğu belli bir kalıp vardır.

Yukarıdakilerden hangileri mesnevinin özelliklerindendir?

A)                I ve II

B)                II ve III

C)                II ve IV

D)                I ve III

E)                III ve V

CEVAP: D

 

14.    Konuşma etkinliğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A)                Jest ve mimiklere dikkat edilmelidir.

B)                Konuşma bitince dinleyicilerden soru alınmamalıdır.

C)                Vurgu ve tonlama hatalarından kaçınılmalıdır.

D)                Diksiyon ve telaffuz hataları yapılmamalıdır.

E)                Açık, düzgün, sağlam bir Türkçeyle topluluğa hitap edilmelidir.

15.   "Kişiliğimizin oluşup gelişmesinde okuduklarımızın büyük payı vardır. Her yazar kişiliğimizin te­meline ayrı bir taş koyar. Bu,edebiyatın temel işlevlerinden biridir."

Bu parçada yazarlarla ilgili altı çizili ifade ile anlatılmak istenen nedir?

A)                Duyuş, davranış özelliklerimizi geliştirip zenginleştirdikleri

B)                Bizi yanlış düşüncelerden uzaklaştırdıkları

C)                Yaşama biçimimizi belirledikleri

D)                Bizi başka insanların dünyasına taşıdıkları

E)                Yaşamı sevme gücümüzü pekiştirdikleri

 

16.  "Haksızlığa yönelip bütün insanların senin peşinden gelmesi yerine,adaletli olup yalnız kalman daha iyidir." cümlesinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A)                Zarf-fiil

B)                Belgisiz sıfat

C)                Durum zarfı

D)                Türemiş ad

E)                Sıfat-fiil

CEVAP: E

Zarf fiil: yönelip, olup

Belgisiz sıfat: bütün

Durum zarfı: haksızlığa yönelip, adaletli olup, yalnız

Türemiş ad: haksızlığa

 

17.   Öyle alçak bir (I) kapıdır ki açlık, geçilmesi (II) zorunlu oldu mu, insan ne kadar büyükse (III) o kadar eğilmek (IV) zorundadır. (V)

Bu cümledeki numaralanmış sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A)                I'inci, sayı sıfatıdır.

B)                II'inci, fiilden fiil yapan ek almıştır.

C)                III'üncü, ek fiil almıştır.

D)                IV'üncü, ad fiil eki almıştır.

E)                V'inci, ad soylu bir sözcüktür.

CEVAP: A

Bu cümlede "bir" sözcüğü belgisiz sıfattır.

Geç-i-l- : fiilden fiil yapan ek almış.

büyükse (büyük ise) ek fiil almış.

Zorunda: isim soylu sözcük

 

18.   Deniz çarşaf gibiydi. Martılar bile uçmuyordu(I). Karşı taraftaki Yunan adaları gözle görülebiliyordu(II). Oltamı durgun denize atıverdim(III). Boşuna bir çabaydı(IV) benimkisi. Denizin dibine dalıp(V) zıpkınla avlanmaktan başka çare yoktu.

Yukarıda verilen numaralandırılmış altı çizili kelimelerden hangisi görev bakımından diğerlerinden faklıdır?

A)                I

B)                II

C)                III

D)                IV

E)                V

 CEVAP: E

"Dalıp" sözcüğü zarf fiil, numaralandırılmış diğer sözcükler çekimli fiildir.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio