Cümle Düzeyinde Anlatım Bozuklukları

Cümle düzeyindeki anlatım bozukluklarını aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz:

Yüklem yanlışları
Özne yanlışları
Özne - yüklem uyuşmazlığından doğan yan­lışlar
Ekeylem eksikliğinden doğan yanlışlar
Çatı uyuşmazlıkları
Nesne yanlışları
Tümleç yanlışları
Tümleç ya da nesnenin eksikliğine dayalı yanlışlar
Karşılaştırma yanlışları
Noktalama işaretlerinin yerinde kullanılmayışından doğan yanlışlar

CÜMLE DÜZEYİNDE ANLATIM BOZUKLUKLARI


Bu konunun daha iyi anlaşılabilmesi için cümlenin öğeleri, cümlenin yapısı, fiilimsiler, fiil çatıları... gibi konuların iyi kavranmış olması gere­kir.
Anlatımı etkili kılmanın en güzel yolu, sağlam cümleler kurmaktır. Başka bir ifadeyle, anlatım­daki başarımızla cümlelerin kusursuz olması ara­sında sıkı bir ilişki vardır.

,
Cümle, bir yargı birimidir. Yargının net olarak anlaşılabilmesi, cümlenin ortak dilin yerleşik ku­rallarına uygun olmasına bağlıdır. Bu da cümle­deki unsurların yerinde kullanılmasıyla, öğeler arasındaki bağlantının sağlanmasıyla mümkün­dür.
Anlatım bozuklukları, bazı dil bilgisi kuralları­nın iyi bilinmemesinden ya da göz ardı edilmesin­den kaynaklanır. Bu bakımdan anlatım bozukluk­larını belirleyebilmek için, sözcüklerin yapıları, ya­zım ve kullanımları, tamlamaların yapılışları, nok­talama kuralları ve cümle kuruluşları hakkında ye­terli bilgi edinmiş olmak gerekir. Bununla birlikte, anlatım bozukluklarını fark edebilmek için, hem konuyla ilgili çok soru çözmek, hem de çok dik­katli bir okuyucu ve dinleyici olmak gerekir.
Cümle düzeyindeki anlatım bozukluklarını aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz:
·Yüklem yanlışları
·Özne yanlışları
·Özne - yüklem uyuşmazlığından doğan yan­lışlar
·Ekeylem eksikliğinden doğan yanlışlar
·Çatı uyuşmazlıkları
·Nesne yanlışları
·Tümleç yanlışları
·Tümleç ya da nesnenin eksikliğine dayalı yanlışlar
·Karşılaştırma yanlışları
·Noktalama işaretlerinin yerinde kullanılmayışından doğan yanlışlar


1.YÜKLEM EKSİKLİĞİNDEN DOĞAN YANLIŞLAR

 


ÖZNE EKSİKLİĞİNDEN DOĞAN YANLIŞLAR


Cümlede öznenin bulunmaması veya özne olmayan bir söze özne görevi yüklenmesi, cümle­nin anlatımını bozar. Özellikle birden çok yüklemi bulunan sıralı cümlelerde bu türden yanlışlıklar görülür. Özne yanlışlıkları her yükleme ayrı ayrı özne buldurucu sorular yöneltilerek belirlenebilir:
— Sanığa yumruk atan ve ağlayan şoföre engel olunarak odadan çıkarıldı.
Cümlenin öznesini arayalım: Odadan çıkarı­lan kim? Belli değil. "Sanık" desek, cümle "sanı­ğa odadan çıkarıldı" oluyor. "Şoför" desek, cümle "şoföre odadan çıkarıldı" biçimini alıyor. Cümleyi şu şekilde düzeltebiliriz:
Sanığa yumruk atan ve ağlayan şoföre engel olunarak şoför odadan çıkarıldı.
— Dili yasalar değil, ulus yapar; zaman için­de oluşur, arınır, durulur.
"Zaman içinde oluşur, arınır, durulur" "Ne?" Dil: Özne olarak bulunması gereken bu "dil", söy­lenmemiş. Örneğin başındaki "dili" tümleci, bu görevi yapar diye düşünülmüş olacak. Görülüyor ki ikinci cümlenin ve onu izleyen eylemlerin özne­si yok.
Cümle şu şekilde düzeltilmelidir:
Dili yasalar değil, ulus yapar; dil zaman için­de oluşur, arınır, durulur.
— Üniversitelerimizin içinde bulunduğu du­rum düzeltilmedikçe, çağdaş üniversite olma niteliğini büsbütün yitirecektir.
Bu cümledeki "düzeltilmedikçe" bağfiilinin öznesi, "üniversitelerimizin içinde bulunduğu durum"dur. Sonraki "yitirecektir" eyleminin öznesi yoktur. Eksik olan özne, "üniversitelerimizdir. Baştaki "üniversitelerimizin" sözcüğü, bu görevi üstlenemez. Çünkü "üniversitelerimiz" biçiminde değildir. Anlatımdaki aksaklığı düzeltmek için virgülden sonra "üniversitelerimiz" öznesini kullanmak gerekir. Cümlenin doğru yapılanışı şöyle olur:
Üniversitelerimizin içinde bulunduğu durum düzeltilmedikçe, üniversitelerimiz çağdaş üniver­site olma niteliğini büsbütün yitirecekti
.
ÖZNE - YÜKLEM UYUŞMAZLIĞINDAN DOĞAN YANLIŞLAR
Cümlenin öğelerini incelerken özne - yüklem uygunluğuyla ilgili özelliklen açıklamıştık. Bir cümlede özne ile yüklemin kişi, tekillik - çoğulluk yönünden tutarlı oluşuna "uygunluk" diyoruz.
Türkçede genellikle özne kaçıncı kişiyse yüklem de o kişi olur. Ancak bazı durumlarda bu uygunluk bozulur.
Özne ile yüklemin kişi yönünden uygunlu­ğunda aşağıdaki tabloda belirtilen kurallar geçer­lidir :
Özne Yüklem
Ben + Sen —> Biz (1. çoğul)
Ben + 0 —> Biz (1. çoğul)
Ben + Sen + 0 -> Biz (1. çoğul)
Sen + 0 -> Siz (II. çoğul)


Bu kurallar çerçevesinde aşağıdaki cümleleri inceleyelim :
·Ben ve sen film izlemeye gidelim.
Özne Yüklem
·Şiiri bir ben bir de Duygu ezberlemişti.
Özne Yüklem
(Cümle bozuk, yüklem I. çoğul kişiye göre çekimlenmeliydi.) "ezberlemiştik."
·Tarih testini de sen ve Müge çözsün.
Özne Yüklem
(Özne, II. ve III. tekil kişiden oluşmuşsa yük­lem, II. çoğul kişiye göre çekimlenir.) "çö­zün"
— Özne - yüklem uygunluğunda eylem adla­rı, zaman adları, soyut kavramlar, bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar çoğul kullanılır ve özne görevi yaparsa yüklemin tekil ol­ması gerekir:
·Bu davranışlar hoş karşılanmazlar.
·Toz bulutları sürekli yer değiştiriyorlardı.
·Saniyeler hızla ilerliyorlardı.
Bu cümleler, yukarıda belirtilen kurala uyul­madığı için bozuktur; çünkü yüklemler tekil kulla­nılmalıdır :
·Bu davranışlar hoş karşılanmaz.
·Toz bulutları sürekli yer değiştiriyordu.
·Saniyeler hızla ilerliyordu.
·
— Sayı sıfatlarıyla kurulan tamlamaların öz­ne olduğu cümlelerde yüklem tekil olur.
Sekiz kişi, cevizden masayı güçlükle taşımış­lardı.
Bu cümlede, yukarıdaki kurala uyulmadığı için anlatım bozukluğu vardır. Yüklemin tekil ol­ması gerekmektedir.
Sekiz kişi, cevizden masayı güçlükle taşımıştı.
Özne Yüklem


4. ÇATI UYUŞMAZLIĞIYLA İLGİLİ YANLIŞLAR
Birbirine bağlı iki cümleden birinin eylemi et­ken, diğerininki edilgen olamaz. Yüklem yanlışla­rının bir bölümü de bununla ilgilidir.
Önce öyküyü okudu, sonra da özet çıkarıldı.
Bu cümlede "okudu" yüklemi etken (öznesi belli); "çıkarıldı" yüklemi ise edilgen (gerçek öznesi)dir. Bu cümledeki anlatım bozukluğu yüklemle­rin her ikisinin birden etken ya da edilgen yapıl­masıyla giderilebilir:
Önce öyküyü okudu, sonra da özet çıkardı.
Önce öykü okundu, sonra da özet çıkarıldı.


5. EKEYLEM EKSİKLİĞİNDEN DOĞAN YANLIŞLAR
Türkçede "idi, imiş, ise" sözcükleri ekeylem olarak kullanılır. Bunların gerektiği yerde kullanıl­maması anlatım bozukluğuna yol açar.


HATIRLATMA :
Ekeylem, yüklem görevli sözcük veya söz gruplarına getirildiği için, ekeylemln sebep ol­duğu bozukluklar, bir bakıma yüklem yanlışı olarak da görülebilir.
Virgülle ayrılmış sıralı isim cümlelerinde birin­ci yüklem olumlu, ikinci yüklem olumsuz ise iki yüklem ayrı ayrı ekeylemlerle tamamlan­malıdır.
—Küçük kızın davranışları çok itici, yüzü de pek sevimli değildi.
Bu cümlede küçük kızın davranışlarının çok itici olduğu, yüzünün de pek sevimli olmadığı kastediliyor. Fakat cümlenin birinci bölümündeki "çok itici" sözünün "idi" ekeylemiyle tamamlan­maması ve bu sözün sonundaki "değildi"ye bağ­lanması anlatımı bozmuştur. Cümleden çıkan an­lam:
"Küçük kızın davranışları çok itici değildi, yü­zü de pek sevimli değildi."
Oysa kastedilen görüş bundan farklıdır. Cümlenin doğru yapılanışı şöyle olmalıdır: "Küçük kızın davranışları çok iticiydi, yüzü de pek sevimli değildi."


6. TÜMLEÇ EKSİKLİĞİYLE İLGİLİ YANLIŞLAR
Anlatım bozukluklarının bir bölümü de cüm­lede tümleç eksikliğinden kaynaklanır. Cümlede, tümleç ile yüklem arasında uyum olmalıdır; aksi halde anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
—Gülçin; bu yöreyi adım adım dolaşmış, defalarca gelmişti.
Yukarıdaki yargı virgül (,) le birbirine bağlan­mış sıralı bir cümledir. Birinci cümlenin yüklemi "dolaşmış", ikinci cümlenin yüklemi İse "gelmişti" sözcüğüdür. "Gülçin, bu yöreyi adım adım dolaş­mıştı." diyebiliriz; fakat "Gülçin bu yöreyi defalar­ca gelmişti." diyemeyiz. Cümlenin ikinci bölümü­ne uygun dolaylı tümlecin getirilmesi gerekir:
Gülçin; bu yöreyi adım adım dolaşmış, buraya defalarca gelmişti.
DT
— Böylesine ilginç konuları nasıl buluyor, nasıl renk katıyorsunuz ?
Bu cümlede de ikinci bölümde gereken tüm­leç kullanılmadığı için anlatım bozuktur.
Böylesine ilginç konuları nasıl buluyor, bun­lara (böylesine ilginç konulara) nasıl renk ka­tıyorsunuz?
— Kendisine gelen bayram kartlarını özenle saklıyor, koleksiyon yapmaya çalışıyordu.
Bu cümlede edat tümlecinin eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu söz konusu­dur.
* Kendisine gelen bayram kartlarını özenle saklıyor, onlarla koleksiyon yapmaya çalışı­yordu.
Bu cümlede edat tümlecinin eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu söz konusu­dur.
Köşe yazarlarını sevmiyor; önemli konularda hiç güvenmiyordu.
(Virgülden sonra "onlara" tümleci getirilerek bu cümledeki dolaylı tümleç eksikliğinden kay­naklanan anlatım bozukluğu giderilebilir.)


7. NESNE EKSİKLİĞİNDEN DOĞAN YANLIŞLAR


Sıralı cümlelerde yüklemlerden biri için kulla­nılan nesne, diğer yüklem için uygun değilse an­latım bozukluğu meydana gelir. Bu duruma ne­den olmamak için farklı yüklemlerin aynı nesneyi alıp alamayacağına dikkat etmek gerekir.
— Türk romanının gelişmesini istiyorsanız, yeni sanatçılara şans tanımalı ve destek­lemelisiniz.
Bu cümlede "ve" bağlacından sonra uygun nesnenin kullanılmayışı anlatım bozukluğuna ne­den olmuştur.
"Yeni sanatçılara şans tanımalısınız." diyebi­liriz; ancak "Yeni sanatçılara desteklemelisiniz." diyemeyiz. Cümle şu şekilde düzeltilebilir:
Türk romanının gelişmesini istiyorsanız, yeni sanatçılara şans tanımalı ve onları destekle­melisiniz.
— Tartışma programlarına ağırlık veren, se­viyeli bir çizgiye taşıyan haber kanallarına özlem duyuyoruz.
(Bu cümledeki anlatım bozukluğu, virgülden sonra "onları" sözcüğü getirilerek giderilebi­lir.)
Tartışma programlarına ağırlık veren, onları seviyeli bir çizgiye taşıyan haber kanallarına özlem duyuyoruz.


8. TÜMLEÇ VE NESNE GEREKSİZLİĞİ

 


9. KARŞILAŞTIRMA YANLIŞLARI


Cümlenin anlatım gücünü zayıflatan, açıklığı­nı engelleyen etkenlerden biri de karşılaştırmala­rın yerinde ve doğru yapılmayışıdır,
Baklavayı, kardeşimden çok severim.
Bu cümlede, ilk bakışta şöyle bir anlam söz konusudur:
Baklavayı da seviyorum, kardeşimi de; ama baklavayı, kardeşime tercih ediyorum.
Bu cümledeki mantıklı karşılaştırma şöyle yapılmalı:
Baklavayı, kardeşimden çok ben severim.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile