Edebiyat Sözlüğü

Search for glossary terms (regular expression allowed)
Term Definition
ABDAL

Şiir ve düzyazıda "derviş anlamında kullanılan bu kelime halk ozanlarının mahlası olarak da kullanılmıştır.

ABDAL (Abdâl) Arapça "halef, ulu" anlamlarına gelir. Arapça "bedil" kelimesinin çoğuludur. Abdal kelimesinin Türkçedeki anlamı "Dünyaya değer vermeyip Allah'a yönelen, gönlü temiz kimse" demektir. Tasavvuftaki anlamı belli bir mertebeye ulaşmış ve insanlara manevi bakımdan rehber olan ve genellikle gezgin derviş olan kimse demektir. Tasavvuf düşüncesine göre "âbid, zâhid, velî, sofî, derviş" de denilen abdallar; dünyaya değer vermeyen, kanaat sahibi, az yiyen, az uyuyan, kalabalıktan uzak yaşayan, az konuşan, konuştuklarında da Allah sevgisini, iyiyi, güzeli, doğruyu anlatan kişilerdir. Abdallar, halk tarafından çok sevilirler. Yine tasavvufta, Müslümanlara yardım etmeleri iin Allah tarafından görevlendirilen , yedi veya kırk kişi oldukları düşünülen ve "Ricâül' Gayb" denen kimselerin de abdallar olduğu ifade edilir. Tasavvuf anlayışında manevi olarak en üst mertebeye ulaşan abdala "Kutbü'l Aktâb" (Kutuplar kutbu) denir. Abdalân-ı Rûm (Rum abdalları) adı verilen abdal sınıfı, Osmanlı Devleti'nin kuruluşu ve ilk dönemlerinde Anadolu'da ve Rumeli'de Müslümanlığın yayılması için büyük gayret göstermişlerdir.

Tasavvufi halk edebiyatında gezgin derviş olan bazı şairler, isimlerinin başına veya sonuna abdal kelimesini getirerek mahlas olarak kullanmışlardır. (Kaygusuz Abdal, Pir Sultan Abdal...)

ABECE

Alfabemizdeki ilk üç harfin (a,b,c) birleştirilerek söylenmesiyle oluşan bu kelime "alfabe" anlamında kullanılmaktadır.

Ablatif

Dil bilgisinde çıkma, ayrılma durumunu bildirir, ismin -den hali veya ayrılma, çıkma, uzaklamşma durumu anlamındadır. Fransızcadan dilimize geçmiştir. Ablatif eki -den (-den, -dan, -ten, -tan) ekidir. (araba-dan, ev-den, çiçek-ten...)

ABSOLUTİZM

Mutlakçılık. Herhangi bir eserde ya da ilkede bir ebedinin varlığına ve değişmezliğine inanmak, eseri ya da ilkeyi bu değişmeze göre incelemek.

ABSÜRT

Anlamsal öğeleri birbiriyle bağdaşmayan… Mantık açısından mantık kurallarına aykırı olanı dile getiren, ögeleri birbirini tutmayan, birbiriyle bağdaşmayan saçma düşünce.

AÇIK HECE

Türkçe sözcüklerde sesli harf ile belirtilen kısa heceler. Örneğin a-na-do-lu, a-şı-la-ma gibi. Arapça ve Farsça’da ise sözcüklerde sesli harflerle yazılmayıp hareke ile gösterilen kısa hecelere verilen isim. Örneğin ka-de-me, ha-se-ne gibi. Aruz vezninde bütün açık heceler kısa hece olarak kabul edilir.

AÇIKLAMA

Edebi bir eseri geniş okuyucu kitleleri için anlaşılabilir hale getirmek için yapılan yazılı çalışmalar. Sanatçılar eserlerinde anlamı herkes tarafından bilinmeyen sözcükler, deyimler, durumlar ve düşüncelerle, sanatlar kullanır. Bunların her biri bir olay, bir durum ya da düşünceyi ifade eder. Okuyucu bunları çözmeden eserin bütününü anlayamaz. Açıklamanın amacı bu anlamayı sağlamaktır.

Açıklayıcı Özne

Özneden sonra gelerek onu daha belirgin hale getirmek için kullanılan yine özne durumunda olan kelime veya kelime grubuna açıklayıcı özne denir.

Açıklayıcı özne, öznenin açıklayıcısı olan arasöz durumundadır.

Açıklayıcı özneye örnekler:

Annem, en sevdiğim insan, vefat etti. (annem: özne; en sevdiğim insan: açıklayıcı öznedir ve o da özne görevindedir.)

Hasan, en yakın arkadaşım, bugün okula gelmedi. ("en yakın arkadaşım" açıklayıcı öznedir.)

AÇIKLIK

Bir metinde belirtilmek istenen duygu ve düşüncelerin kolay, anlaşılır, herhangi bir ek yoruma açıklamaya gerek kalmadan kavranılabilir olmasıdır.

ADAPTASYON

Farklı türde bir eserin (roman, öykü, anı gibi), sahne veya sinemaya uyarlanması ya da farklı türde bir eserden (roman, destan, öykü gibi) farklı bir edebi eser (örneğin oyun) meydana getirilmesidir.

ADAPTE

Herhangi bir dilde yazılmış bir eseri, başka bir dile yer ve kişi adlarını değiştirerek, olayları örf ve adet, duyuş ve düşünüş bakımından aktarıldığı dili konuşanların hayatına uygulamak yöntemli serbest çeviri tarzıdır. Türk edebiyatında daha çok tiyatro eserlerinde kullanılır. Örneğin Tanzimat edebiyatı yazarlarından Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den yaptığı adapteler gibi.

AED

Eski Yunanlılarda şiirlerini lirle söyleyen saz şairlerine verilen ad.

AFROZİM

Çeşitli konularda mutlak bilinmesi gereken ana özellikleri kısa, açık ve anlaşılır bir biçimde anlatma sanatı. Yazarların derin anlam yüklü vecizelerine de afrozim denir.

AĞIZ

Bir anadilin herhangi bir şivesi içinde var olan söyleyiş farkıdır. Ağızlarda dilbilgisi ve sözcükler farklı değildir ancak bazı sesler değişik söylenir. Rumeli ağzı, Karadeniz ağzı gibi.

ağız
Bir ana dilin konuşulduğu ülkenin sınırları içinde, bölgelere ve sınıflara göre ses, şekil,