REKLAM

10.Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Sayfa 64

Soru : Busbecg’in anlatımına göre Türklerin mimari anlayışları ve yemek kültürleri için neler söylenebilir?

1-Binalar gösterişsiz ve konforsuzdur.
2-Binalardaki gösteriş ve konfor büyüklük ve gurur belirtisi olduğu için tercih etmezler.
3-Zenginlerin evleri de gösterişten uzak mütevazıdır.
4-Temiz bildikleri balıkları yerler
5-Kurbağa, salyangoz, kaplumbağa gibi hayvanların etlerini asla yemezler.
6-Obur değildirler, çoz az yerler.
7-Harareti teskin etmek için ekmekli yoğurt yerler.
8-Yoğurt çok tüketilir.
9-Yolculuk sırasında sıcak yemek aramazlar. Yoğurt, peynir,üzüm gibi şeyler yerler
10-Yiyecek içecek masrafları çok azdır.
11-Pirinçten yapılan yemekleri vardır.
12-Koyun, kuzu eti tüketirler.
13-En mükemmel içecekleri bal ve şeker şerbetidir
14-yazın yemek için üzümleri muhafaza ederler..

10.Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Sayfa 67

Soru: Padişahların vakıfların korunması ve geliştirilmesindeki hassasiyetlerinin nedenleri nelerdir?
Cevap :
Vakıfların Osmanlı sosyal hayatındaki önemleri kavrandığında padişahların vakıflara neden çok önem verdikleri daha iyi anlaşılacaktır. Vakıfların birçok sosyal fonksiyonu vardır. Vakıfların sosyal başlıca fonksiyonları; Sosyal çatışmayı engellemesi, gelir-servet dağılımını dü­zenlemesi, sosyal ilişkileri düzenlemesi, istihdamı artırıcı etkisi, yabancılaşmayı önleyici etkisi, sosyal bütünleşmeye etkisi olarak sıralanabilir. Vakıflar, toplumdaki mevcut gelir farklılıklarının giderilmesi, sosyal yardımlaşmanın sağlanarak fertler arasındaki gelir dağılımının dengelenmesi ve ce­miyetin sosyal huzurunun sağlanması için büyük önem arz etmektedir.Emir ül müminin olarak görevi halkı korumak halkın refah ve mutluluğunu sağlamak olan padişahlar bütün bu sebeplerden vakıfların korunmasını ve geliştirilmesini sağlamışlardır.Ayrıca Vakıf eserler, bilhassa devlet bütçesinin zayıfladığı zamanlarda, devletin hizmet götüremediği sahalarda büyük bir boşluğu doldurmuş, adeta birer “hizmet supapı” vazifesi görmüştür; yani, devletin mali gücü zayıfladığı durumlarda, aksayan hizmetleri yürütmek üzere vakıflar devreye girmişlerdir.

Soru:Yukardaki metne göre Osmanlı Devleti’nin sosyal devlet anlayışında vakıfların rolü neler olabilir?
Cevap
1-Vakıflarda din dil ırk ayrımı yapılmadan herkese hizmet veriliyordu.
2-Vakıflar toplumun ihtiyaçlarına cevap veriyordu.
3-Metinde Osmanlı devletinin medeniyette ulaştığı noktayı da görebiliriz.

VAKIFLARIN GENEL OLARAK SOSYAL DEVLET ANLAYIŞINDAKİ ÖNEMİ
Kelime olarak vakıf, bir kimsenin Allah’a yakın olmak gayesiyle menkul , gayrimenkul veya mülkünü , dini ve sosyal bir gaye için tahsis etmesidir. Türkler İslamla şereflendikten sonra Türk sultanları, devlet adamları ve halk tarafından ölmez vakıf eserleri hizmete sunulmuştur.Sultan Orhan ile başlayan Osmanlı selatin vakıfları ise, diğer Osmanlı padişahları tarafından da birbiriyle yarışırcasına devam ettirilmiş, bu hizmet yarışına devlet adamları ve halk da katılınca, imparatorluk toprakları bir uçtan bir uca çok faydalı hizmetler veren vakıf eserlerle bezenmiştir. Osmanlı sultanları sadece vakıf kurmakla yetinmediler, aynı zamanda baş­kaları tarafından kurulan vakıflara da yardımda bulundular. Nitekim meşhur va­kıflar arasında padişahın maddî yardımları ile senelik bütçelerini denkleştirenler az değildir. Bu yardım nakdî olduğu gibi bazen de aynî oluyordu Vakıf eserler, bilhassa devlet bütçesinin zayıfladığı zamanlarda, devletin hizmet görtüremediği sahalarda büyük bir boşluğu doldurmuş, adeta birer “hizmet supapı” vazifesi görmüştür; yani, devletin mali gücü zayıfladığı durumlarda, aksayan hizmetleri yürütmek üzere vakıflar devreye girmişlerdir.
Osmanlı vakıflarının tarihine bir göz atacak olursak, vakıfların sosyal hayatta hemen hemen her sahaya girdiğini ve büyük hizmetler verdiğini görürüz. Bunlar arasında cami, tekke, mekteb, medrese, kitap, yol, köprü, çeşme, han,hastahane, yurt, imaret ve çamaşırhane gibi her türlü dini ve içtimai ihtiyaçlara cevap veren vakıf müesseseleri dışında, muhtaç kimselere,nakdi yardımlar yapılması için tesis edilen para vakıfları .da bulunuyordu.

Vakıflar, toplumdaki mevcut gelir farklılıklarının giderilmesi, sosyal yardımlaşmanın sağlanarak fertler arasındaki gelir dağılımının dengelenmesi ve ce­miyetin sosyal huzurunun sağlanması için büyük önem arz etmektedir.

Vakıf, toplumun sosyal yaşantısında önemli yere sahip kurumlardan birisidir. Tarihi gelişimi içerisinde vakıflar, Türk toplumunun önemli sosyal problemlerine çare olmuştur. Vakıflar sayesinde toplum birçok sosyal tesi­se kavuştuğu gibi, yine vakıflar sayesinde yardıma muhtaç olan birçok insan hiçbir kimseye ihtiyaç duymadan hayatlarını devam ettirebilmişlerdir.

Vakıfların birçok sosyal fonksiyonu vardır. Vakıfların sosyal başlıca fonksiyonları; Sosyal çatışmayı engellemesi, gelir-servet dağılımını dü­zenlemesi, sosyal ilişkileri düzenlemesi, istihdamı artırıcı etkisi, yabancılaşmayı önleyici etkisi, sosyal bütünleşmeye etkisi olarak sıralanabilir.

Bunlar ön plana çıkan fonksiyonlar olup, detayda kalan fonksiyonlardan da bahsedilebilir. Vakıfların iktisadî fonksiyonları da kapsayıcı mahiyettedir. Sosyal yardım, sosyal güvenlik, gelir-servet dağılımına etkisi ve istihdamı artırıcı etkisi bunlardan sayılabilir.

10.Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Sayfa 68

Soru:I.Süleyman’a Türklerde Kanuni Avrupalılarda ise Muhteşem Süleyman denmesinin nedenleri neler olabilir?

I. Süleyman döneminde çok önemli idari gelişmeler yaşandı. Bu devirde çok sayıda kanun düzenlenmiş ve hukuki anlamda Osmanlı’da büyük ilerlemeler görülmüştür. Düzenlediği kanunlar ve adalete duyduğu önem dolayısıyla bunun sonucunda I. Süleyman daha sonraki tarihçiler tarafından Kanuni Sultan Süleyman ismine layık görülmüştür.
Kısaca Yaptığı kanunların gücüyle anıldı ve bu yüzden ona Kanuni denildi.

Kanuni Sultan Süleyman babasının ölümü üzerine tek varis olduğu için ,sorunsuz bir şekilde başa geçti.Kanuni Sultan Süleyman’ın kırk altı yıllık hükümdarlık döneminde kültür,uygarlık alanında gelişmeler ve fetihler oldu.Osmanlı devleti hem doğuda hemde batıda ekonomik,siyasi ve askeri yönden güçlü bir duruma geldi.Bu nedenle Avrupalılar onu Muhteşem Süleyman,biz ise yaptığı kanunlardan dolayı Kanuni unvanıyla tanırız.Başa geçergeçmez koyduğu ilk kanun ,Yavuz zamanında İran’dan yapılan ipek ticareti yasağını kaldırmak oldu.

Soru:Yukardaki metinden faydalanarak XVI.yüzyılda Osmanlı Devleti’nin gücü hakkında neler söyleyebiliriz..

Osmanlı İmparatorluğu gücünün doruğunda olduğu 16. ve 17. yüzyıllarda üç kıtaya yayılmış ve Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın büyük bölümünü egemenliği altında tutmuştur. Ülkenin sınırları batıda Cebelitarık Boğazı (ve 1553′te Fas kıyıları’na, doğuda Hazar Denizi ve Basra Körfezi’ne, kuzeyde Avusturya, Macaristan ve Ukrayna’nın bir bölümüne ve güneyde Sudan, Eritre, Somali ve Yemen’e uzanmaktaydı.[16] Osmanlı İmparatorluğu 29 eyaletten ve vergiye bağlanmış Boğdan, Erdel ve Eflak prensliklerinden oluşmaktaydı. Devlet zaman zaman denizaşırı topraklarda da söz sahibi olmuştur. Atlantik Okyanusu’ndaki kısa süreli toprak kazanımları Lanzarote[17] (1585), Madeira (1617), Vestmannaeyjar[18] (1627) ve Lundy[19](1655) bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

Kanuni Sultan Süleyman döneminde devlet en güçlü ve şaşalı dönemini yaşamıştır.46 yıllık hükümdarlığında devlet doğal sınırlarına ulaşmış ve tam anlamıyla günümüzde süper güç tabir edilen konuma ulaşmıştır.Kanuni’nin Fransa kralı Fransuva’ya gönderdiği mektup o dönemde Avrupa üzerindeki,Osmanlı’nın sarsılmaz ve tartışılmaz siyasi, askeri ve diğer alanlardaki üstünlüğünü gösterir..

10.Sınıf Tarih Kitabı Cevapları Sayfa 71
Soru:Süveyş Kanalının Açılmasının Osmanlı Devletine Faydaları nelerdir?

Süveyş Kanalı Projesi’nin Amaçları:

Akdeniz  ticaretini canlandırmak.
Baharat Yolu’nu Akdeniz’e çevirerek bu yola yeniden işlerlik kazandırması
Güney Asya’daki Müslümanlar üzerindeki Avrupalı baskısını kaldırmak
Portekiz’in Hint Okyanusu’ndaki faaliyetlerini önlemek
Asya ile yapılan ticaret Osmanlı topraklarından geçecekti. Osmanlı Devleti’ni ekonomik bakımdan da güçlendirecekti.
İlk olarak Yavuz döneminde gündeme gelen Akdeniz ile Kızıldeniz’in birleştirilmesi projesi 1568′de kanalın açılacağı bölgede incelemeler yapılmış, fakat Sokullu Mehmet Paşayı çekemeyenlerin engellemeleri nedeniyle, bu düşünce de gerçekleştirilememiştir. Süveyş Kanalı 1869 yılında İngiltere tarafından açılmıştır.

 

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio