REKLAM

GÖSTERMEYE BAĞLI EDEBİ METİNLER (TİYATRO)

İnsan hayatını sahne üzerinde gerçek kişiler tarafından adeta yaşanıyormuşçasına anlatan eserlere tiyatro denir. Drama, dramatik edebiyat gibi sözler de tiyatro anlamına gelir. Dilimizde tiyatro sözcüğü sahne eser, sahne eserlerini oynama sanatı ve sahne eserlerinin oynandığı bina anlamlarında da kullanılır.

 

Tiyatro metinleri, göstermeye bağlı edebi metinler başlığı altında ele alınır. Aslında tiyatro, kendine özgü kuralları olan bir sahne sanatıdır. İnsan yaşayışının sahnede canlandırılması sanatı olarak tanımlanabilecek tiyatroyla edebiyat arasında ilişki kurulmasının nedeni, tiyatro metinlerinin edebi metin niteliği taşımasıdır.

Tiyatro metinleri – oyuncuların yapacakları hareketlerin; dekor, kostüm, efekt vb.nin bölümler dışta tutulduğunda- tümüyle diyaloglardan, yer yer de monologlardan oluşur.

Diyalog, en az iki kişinin karşılıklı konuşması; monolog ise bir kişinin kendi kendine veya karşısında biri varmış gibi konuşmasıdır.

Tiyatro metinlerindeki olay örgüsüne dramatik örgü denir. Dramatik örgü ve diyaloglar, anlatmaya bağlı edebi metinlerden farklı olarak tiyatroda belli bir anlatıcı tarafından anlatılmaz. Yazar, metinde oluşturduğu kurmaca dünyayı ve bu dünyada gerçekleştiği düşünülen bütün olayları, bir anlatıcının aracılığına başvurmadan doğrudan kahramanlarını konuşturarak ifade eder.

Tiyatroda okuyucunun yerini izleyici alır. İzleyici oyun içeriğine göre güle, üzülür, korkar, acır, ağlar. Tiyatro eserinde başlıca iki öge bulunur. Olay anlatılmaz oyunular tarafından canlandırılır.

Tepkisini anında göstererek oyunun bir parçası olur.

Tiyatro metinleri okunmak için değil, oynanmak ve izlenmek için yazılmış metinlerdir.

Tiyatro metinleri yazılı olarak da sözlü olarak da oluşturulmuş olabilir. Söz gelimi Karagöz, orta oyunu, meddahlık ve köy seyirlik oyunları sözlü gelenek içinde oluşturulmuştur. Yani bu oyunlar yazılı metinlere bağlı kalınarak oynanmış değildir.

TİYATRONUN DOĞUŞU

Tiyatro (Drama) Antik Yunan döneminde bağ bozumu tanrısı Dionisos adına düzenlenen dini törenlerden doğmuştur. Eski Yunan’da her yıl doğanın canlanışını bereket ve bolluğu kutlamak için törenler düzenlenirdi. Törenlerde halkın duygu ve düşüncelerini dile getiren bir koro ilahiler okurdu. Daha sonraları (MÖ 5 yy) Aiskhylos ilahiler okuyan koronun karşısına ikinci bir oyuncu çıkarttı. Oyun koro ile aktör adı verilen iki kişinin konuşmaları üzerine kuruldu. Böylece tiyatro doğmuş oldu. Sophokles oyuna üçüncü kişiyi kattı.

TİYATRO TÜRLERİ

Trajedi (Tragedya)

Konusunu tarih ya da mitolojiden alan, hayatın acıklı yönlerini kendisine özgü kurallarla sahnede yansıtan tiyatro eserleridir.

Klasik trajedinin ilk örnekleri MÖ 6 yy.da Antik Yunan’da verilmiştir. Bu dönemdeki en önemli tragedya yazarları Aiskhylos, Sophokles, Euripides’tir. Eski Yunan ve Roma sanatını örnek alarak eser veren klasisizm akımı sanatçıları 17. yüzyılda tragedya yazmışlardır. Bu sanatçıların en önemlileri Corneille ve Racine’dir.

Klasik trajedilerin özellikleri:

Manzum olarak yazılır.

Kişiler soylular ve seçkin kişilerdir.( Krallar, prensler, prensesler, komutanlar, soylular, tanrılar, tanrıçalar)

Konular tarih ve mitolojiden alınır.

Trajediler erdem ve ahlak üzerine kurulur.

Vurma, yaralama öldürme olayları sahnede gösterilmez, konuşmalarla duyurulur.

Diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

Üç birlik kuralı uygulanır. (Yer, zaman, olay birliği)

Kaba, basit sözlere yer verilmez. Üslup özelliğine ve yüceliğine özen gösterilir.

Komedi (Komedya)

İnsanların ve olayların gülünç yanlarını ortaya koyan tiyatro türüdür.

Özellikleri:

Konularını toplum hayatından ve günlük olaylardan alır.

Kişiler halk arasından seçilir.

Kaba, çirkin olaylar sahnede canlandırılabilir.

Üslup yüceliği aranmaz, kaba sözlere yer verilir.

Üç birlik kuralına uyulur.

Antik Yunan ve Roma komedyaları diyalog ve koro bölümlerinden oluşmuştur.

Klasik komedyalar manzum olarak yazılır.

Konularına göre komediler üçe ayrılır:

  1. Karakter Komedisi: İnsan karakterinin gülünç ve aksak yönlerini konu alan komedidir.

Moliere –Cimri

Shakespeare – Venedik Taciri

  1. Töre Komedisi: Toplumun gülünç ve aksak yönlerini konu alan komedidir.

Moliere – Gülünç Kibarlar     Gogol – Müfettiş     Şinasi – Şair Evlenmesi

  1. Entrika Komedisi (Vodvil): Olayların şaşırtıcı biçimde düzenlendiği, çoklukla güldürmekten başka bir amaç güdülmeden yazılan komedidir.

Moliere – Scapin’in Dolapları       Shakespeare – Yanlışlıklar Komedisi

Dram: Trajedi ve komedinin birleşmesinden doğan, hayatın hem üzücü hem komik olaylarına yer veren tiyatrolardır.

Romantizm akımıyla şekillenen dram türünün özelliklerine ilk defa Fransız yazar Victor Hugo “Cromwell” adlı eserinin ön sözünde yer verir.

Dramın özellilkleri:

Hem acıklı hem de gülünç olaylar yaşamda olduğu gibi bir arada bulunabilir.

Olaylar tarihten ve günlük olaylardan alınır.

Kişiler toplumun her kesiminden olabilir.

Üç birlik kuralına uyulmaz.

Perde sayısı yazarın isteğine bağlıdır.

Manzum ya da mensur olarak yazılabilir.

Acı veren olaylar sahnede gösterilebilir.

ÇAĞDAŞ TİYATRO

  1. Absürd (Uyumsuz, saçma) Tiaytro: Absürd tiyatro bir bakıma geleneksel tiyatronun kurallarını ve düzenini hiçe saymıştır. Tiyatro her şeyi anlatmaktan çok bir ses ve hareket düzeni olmalıdır. Olaylar arasında bağ kurulması şart değildir. Oyun, birbirine ilgisiz görünen sesler, sözler, eylemler halinde sürüp gitmelidir. Absürd tiyatroda perde düzenine önem verilmez. Eser, bilinmeyenlerle, sembollerle ve saçma denilebilecek kurgularla doludur.

Absürd tiyatronun önemli yazarları: Eugene Ionesco, Amedee, Samuel Becket

Türk tiyatrosunda Güngör Dilmen’in “Canlı Maymun Lokantası” adlı eseri bu türün bir örneğidir.

  1. Epik Tiyatro: Geleneksel tiyatroya ve onun yöntemine karşı çıkan bir tiyatro biçimidir. Epik tiyatro, dekora, oyuncuların oynadığı rolleri gerçek yaşamdaymışçasına oynamaya, izleyicilerin oyuna kendilerini kaptırarak sahnede anlatılanlarla özdeşleşmesine karşı çıkar. Sürekli olarak izleyicilerin sahnede gördüklerinin oyun olduğunu, buna kapılmamak gerektiğini anımsatır. Bunun için oyunun arasında ara oyunlara, korolara yer verir. İzleyicilere sorular yöneltir. Eleştirel bir tavır geliştirmeye çalışır.

Bu tiyatro türünün kurucusu Alman yazar Berthold Brecht’tir.

Türk tiyatrosunda Haldun Taner “Keşanlı Ali Destanı” adlı eseriyle epik tiyatro örneği vermiştir.

MÜZİKLİ TİYATRO

Müzikle oyunun iç içe bulunduğu bir türdür. Hem oyuna özgü ögeler hem de orkestra vardır.

Opera: Bütün sözleri yüksek musikiyle bestelenmiş trajedi ya da dramdır.

Operet: Sözlerinin bir kısmı müziksiz olan tiyatro eseridir.

Müzikal Komedi: Sözleri arasında müzikli parçalar bulunan komedilere denir.

Bale: Konuşmaya dayanmayan, konusunu müziğe bağlı danslarla anlatan tiyatro türüdür.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Joomla SEF URLs by Artio